25 Kasım 2017 , Cumartesi
01-01-1970
Elif KUZEY

Elif KUZEY

Sonunu Düşünmek İstemiyorum
editorelif@gmail.com

Bir zamanlar televizyon vardı. Hatta o televizyonun karşısına oturduğunuzda zevkle ailecek seyredebileceğiniz hoş programlar vardı. Güzel diziler, kaliteli sinema filmleri vardı.

Son dönemlerde ise bir dizinin yayınlanmasının tek şartı seks ve kan gibi geliyor.

Geçen akşam kazara televizyon izlemeye karar verdim. bir tarafta sürekli ağlayan fatmagül vardı. Zaten 5 yıldır ruhumuzu karartan Yaprak Dökümü'nden yeni kurtulmuşuz o kızcağızı görür görmez işte yine ağlıyor deyip değiştirdim kanalı. İlk bölümündeki tecavüz sahnesini herhalde 10 kere filan yayınlamıştı kanal. Bööö gelmişti tecavüzden.

Sonra Kurtlar vadisini denk geldi kumandama, Aman Allahım o diziye ne olmuş öyle. Konu filan kalmamış zaten herhalde stüdyoda herkesin elinde bir tabanca tüfek, top v.s var. Sallıyolar kime gelirse, artık kamera hangi açıdan kimi yakalarsa... Adamın biri sırf biri onları eve teslim etti diye karısını ve öz oğlunu vurdu ve bunu namus meselesi olarak gösterdi.

Bir dönem ülkemin bütün erkekleri Çocuklar Duymasın'da Tamer Karadağlı'nın canlandırdığı Haluk tiplemesiyle gezdiler ortada. Zaten kendi karakterini oluşturabilme kabiliyetine sahip olmayan insanımızın Ersoy tiplemesiyle neler yapabileceğini düşünebiliyor musunuz?

Sonra Şüphe'yle karşılaştım. Daha ilk bölümde izlediğim en kötü striptiz sahnesiyle bir şeyler olmaya çalıştığı anlaşılıyordu. Ama cidden kötüydü. Bence yapımcılar oyuncuya Demi Moore'un striptiz performansını izletsinler. Eğer bu iş sanat için yapılacaksa o şekilde yapılır.

Hangi birini sayayım. Bir de Unutulmaz dizisinde de tecavüz sahnesi varmış. Dedik ya moda diye.

İlk bölümünde "evet işte bu!" dediğim ve sonra beni büyük bir hayal kırıklığına uğratan Öyle bir Geçer Zaman ki'yi söylemek bile istemiyorum. O Mete ve Ali Kaptan evlere zarar tiplemeler.

Çok fazla izlemediğim ve dizileri genelde fragmanlardan takip ettiğim için şimdilik sayabileceklerim bunlar. Tabi bu arada beyzbol sopasıyla kafa dağıtanlar, porno filmlerde bile daha uzunlarının giyildiği eteklerle liseye giden gençlerin BMW'li sevgililerini birbirine kaptırmamak için yaptıklarını (ki bu dizinin gerçek versiyonu olan gossip girl'de bile, kıyafetler daha edepli insanlar daha vicdanlı) da unutmamak gerekiyor.

 

Hele ki gerçek insan tiplemeleri olduğu iddia edilen yemekteyiz programındaki insanların gerçekten var olduğu ve aramızda yaşadıkları gerçeğini kabul etmek istemiyorum ve bu gerçekse çok korkuyorum.

Senaristleri düşünüyorum aslında . Bu hafta nasıl bir psikopatlık yazsak da bu seyirciyi tv karşısında tutsak? diye en hafif tabiriyle kafayı yiyiyorlardır

Hatırlıyor musunuz "Süper Baba" " Perihan Abla" "İkinci Bahar" ve diğerlerini. Yıllarca izlendiler ama ne bir tecavüz, ne sadistçe insan katletmeler, ne striptiz ne bayağı seks malzemesi yoktu onlarda. 

İnsan kendine rolmodel bulmayı çok sever. Ve bunu ne yazık ki artık televizyon aracığıyla yapıyor. televizyondaki karakterler sadistleştikçe toplum da vahşileşiyor. Karakterler sapıklaştıkça toplumun da ahlak seviyesi düşüyor. Ve toplum sadistleşip sapıklaştıkça, diziler daha iyisini yapabilmek için daha da sapıklaşıyor.... ve bu böyle devam ediyor.

Sonu mu? Düşünmek bile istemiyorum.

 

Bu yazı toplam 61542 defa okunmuştur

MAKALEYE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM


ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

27.3%

59.1%

13.6%

0%

0%


Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU