25 Kasım 2017 , Cumartesi
01-01-1970
Elif KUZEY

Elif KUZEY

Kışlalı'yı Anarken
editorelif@gmail.com

Gazetecilik okudum ben. Tam 4 sene... 

...

Sene 93'te Ankara Üniversitesi İletişim fakültesini kazandığımda her üniversite adayı gibi çok heyecanlanmıştım.

Henüz 17 yaşında ve biraz da saf bir kızdım. Hani kayıt olmaya annesiyle gidenler vardı ya ben onlardandım işte...Oldukça korkuyordum. Ama okul çok sıcaktı. Hiç beklediğim gibi korkunç çıkmamıştı.

Sevgili Aysel Aziz'in Dekanlığında Basın Yayın'dan İletişim Fakültesi'ne dönüşmüş, Mülkiyeyle Hukuk Fakültesi arasında, çok havalı bir okuldu bizimkisi. 

Emin Özdemir, Bülent Çaplı, Oya Tokgöz, Sezer Akarcalı, Nilgün Abisel, Haluk Geray, Atilla Cangır, Ahmet Tolungüç, Nevzat Dağlı, Aysel Aziz gibi büyük hocalar gelirdi derslerimize bizim. Sırf o insanlarla 1 saat geçirmek için bile o okulda okunabileceğine karar vermiştim bir kaç ay içinde.

Ama bir isim vardı ki hayatımızda çok önemli bir yer edindi. Tanımaktan onur duyduğum ve hala kalbimi sızlatan bir isim...

İlk haftamızda tanıştığımız tüm dersliği etkleyen nadir insanlardan birisiydi Ahmet Hoca...

İsmini hepimiz biliyorduk. kim olduğunu, yazılarını... Ama bu kadar mükemmel bir insanla tanışabileceğimiz, sohbet etme imkanı bulabileceğimiz aklımıza bile gelmezdi.

Aslına bakarsanız onunla son görüşmemizin üzerinden oldukça uzun zaman geçti, fiziksel özelliklerinde unutamadığım en önemli detay o sıcak gülümsemesiydi.

Biliyor musunuz., Ben Taner hocamı hiç kızgın görmedim, sinirlenmezdi, aşırı hoşgörülüydü. Çok zıt hatta abes derecede saçma düşünceleri bile susturmaz, dinler ve tartışırdı. 

Kimseyi engellemez kimsenin de kimseyi engellemesine izin vermezdi. 180 kişiyle başlamıştık ilk yılımıza. (Gazetecilik & Radyo-Tv & Halkla İlişkiler) O 180 kişinin biri bile diyemez ki "Kışlalı'nın dersinde konuşturulmadım, düşüncemi savunamadım..."

Daha sonraları ortak derslerimiz bittiğinde de evlerimiz yakın olduğu için görüşme şansımız oldu. Okuldaki tavrı kendi sosyal yaşamında da aynıydı, saygılı, naif, güzel... 

Evet doğru kelime bu aslında. "Güzel" insanlardan birisiydi Kışlalı... 

Ve ne yazık ki güzel insanlara tahammülü olmayan çirkin insanlar tarafından katledildi. 

Bir çok insanın ölümüne çok üzüldüm hayatımda. Ama Taner hocanınki bir başka yıkıcı oldu. Çünkü o tahammülsüzlüğün, yobazlığın ve acımasızlığın kurbanı oldu.

Kimsenin düşüncesini engellemeyen, bir konu üzerinde saatlarce sohbet edebildiğiniz üstelik bunu yaparken kendi düşüncelerini dayatmaya çalışmayan bu güzel insana tahammül edemediler. Çünkü iyilik güzellik onlara göre değil. Her güzel insan katledildiğinde bu gerçek yüzümüze çarpıyor aslında.

Faili meçhullerden oldu benim sevgili hocam...

---

Geçenlerde  üniversite sınavına giren bir genç sordu "iletişimi önerir misin ... Nasıldı sizin okul ?" diye. Önce bir hayır önermem dedim. ve içimden gelen o sessiz çığlık bastırdı kelimelerimi... 

Sırf Taner hocayla yarım saat sohbet edebilmek için bile o okulu yine okurdum dediğimde ise Taner hoca da kim? dedi... 

İşte bu yazı ona Taner hocanın kim olduğunu anlatmak için yazıldı bir anlamda. Nerede doğduğunu, okuduğunu, kaç yaşında neden öldüğünü her yerde okursunuz. Ama gözlerine yansıyan gülümsemesiyle dersliğe girdiği anda 180 kişiyi birden nasıl heyecanlandırdığını burada okudunuz...

 

ataner.jpg

 

(Not: Burada ismini atladığım çok değerli hocalarımdan da özür dilerim. )

Bu yazı toplam 8928 defa okunmuştur

MAKALEYE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM


ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

27.3%

59.1%

13.6%

0%

0%


Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU