25 Kasım 2017 , Cumartesi
01-01-1970

Damla Pamir

KUR’AN-I KERİM
kuzeydanismanlik@gmail.com


Mürşidimiz, Üstadımız, İmamımız, Her Bir Adapta Rehberimiz:

KUR’AN-I KERİM

Kuran-ı Kerim’in varlığından dünyadaki insanların büyük bölümü haberdardır ancak içeriği, Kuran’daki ahlakın nasıl yaşanacağı, insanlara öğütlenenler hakkında aslında “müslüman” olduğunu söyleyen insanların birçoğu bile haberdar değildir.

Kimliğinde “müslüman” yazan kişilerden çoğu Kuran’ı 1 kere bile ellerine alıp okumamış olabilirler. 1 kere bile ayetler hakkında düşünmemiş, 1 kere bile bu ayet bende nasıl tecelli ediyor dememiş olabilirler. İşte bu çok büyük bir yanılgıdır. Allah Kuran’ı insanlara dünyayı nasıl kullanacaklarına dair bir yol gösterici olarak indirmiştir. İnsan fıtraten dini anlar, Allah’ın varlığını, bir Yaratıcı’nın olduğunu fark eder ama detayları tam olarak bilemez. Detayları bilmemiz için de bu dünyayı yaratan Allah dünyayı nasıl kullanacağımızı bize Kuran ile bildirir.

Kuran, tüm insanlar için rahmet olarak gönderilmiş bir kitaptır. Allah, ayetleri insanlar kolay kavrayıp anlasınlar, yaşamlarını Kuran’a göre düzenlesinler, ahirete hazırlık yapsınlar diye çeşitli şekillerde açıklamıştır. Allah bu konuyu ayetlerde şöyle haber verir:

Andolsun, Biz onlara bir Kitap getirdik; iman edecek bir topluluğa bir hidayet ve bir rahmet olmak üzere bir bilgiye dayanarak onu çeşitli biçimlerde açıkladık. (Araf Suresi, 52)

… Bak, iyice kavrayıp-anlamaları için ayetleri nasıl çeşitli biçimlerde açıklıyoruz? (Enam Suresi, 65)

Samimi olarak iman eden, Allah’a yönelen bir kişi dinin kendisine hayat vereceğini bilir.  Kuran’ı okumak ve anlamak çok hayatidir. Kuran ahlakı yani İslamiyet her yeri saran, her konuya çözüm olan, herkese mutluluk kaynağı olan bir vesiledir. İyiliğe, berekete ve ferahlığa, iç huzuruna kavuşmakta bir yoldur.

Dünya hayatının anlamını kavramamıza da din vesile olur. Doğadaki güzelliklerin, insanların, çocukların, hayvanların anlamı din ile fark edilir. Dinimiz nurdur ve güzellik kaynağıdır. Bunu fark edebilmesi için de insanların mutlaka Kuran’ı iyice anlamaları ve kendilerine mürşid olarak Kuran’ı edinmeleri gerekir.

Ne var ki, dinimiz bu kadar açık ve kolay iken bazıları hala kendileri için çok zorlu olan bir yaşamı tercih edebiliyorlar. Kendilerine Kuran dışında çok çeşitli yol göstericiler arayabiliyorlar. Kendileri için "bir şifa ve rahmet" (İsra Suresi, 82) olacak Kuran’ı terk ederek, sıkıntı, keder, üzüntü, umutsuzluk, neşesizlik, sevgisizlik içinde kısacık ömürlerini heba edebiliyorlar. Yaşamlarının, var olmalarının amacını unutarak sonsuz yaşamlarında kurtuluşlarına vesile olacak Kuran’ı göz ardı edebiliyorlar.

Nitekim Peygamberimiz (sav) de bu konuda Allah'a ümmeti hakkındaki şikayetini Furkan suresinde bildirir:

Ve elçi dedi ki: "Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kuran'ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktılar." (Furkan Suresi, 30)

Bediüzzaman Hazretleri, “Kur’an-ı Hakim mürşidimizdir, üstadımızdır, imamımızdır, her bir adapta rehberimizdir” (Mektubat, 359) demiştir. Tüm hayatını insanları Allah'a iman etmeye ve Kuran ahlakını yaşamaya davet ederek geçirmiş değerli Üstadımız Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’nin Kuran’ın kalplere şifa vesilesi olması ve Kuran’a sarılmanın önemi hakkındaki sözlerinden birkaçını hatırlatmak istiyorum:

Ey eski çağların, cihangir Asya ordularının kahraman askerlerinin torunları olan muhterem din kardeşlerim! Beş yüz senedir yattığınız yeter! Artık Kur’an’ın sabahında uyanınız! Yoksa Kur’an-ı Kerim’in güneşinden gözlerinizi kapatarak gaflet sahrasında yatmakla, vahşet ve gaflet sizi yağma edip, perişan edecektir! (Hutbe-i Şamiye, 51)

Kur’an kalplere kuvvet ve gıdadır. Ruhlara şifadır. Gıdanın tekrarı, kuvveti arttırır... (Mesnevi-i Nuriye, 127)

Ey alem-i İslam! Uyan, Kur’an’a sarıl! İslamiyet’e maddi ve manevi bütün varlığınla müteveccih ol! (Barla Lahikası, 140)

Allah insanları yaratırken onları Kuran ahlakını, Peygamber Efendimiz (sav)’in sünnetini yaşadıkları takdirde mutlu, huzurlu, mutmain, akıl ve bedenen güçlü ve sağlıklı olabilecekleri şekilde yaratmıştır. Bu Allah’ın adetullahı yani kanunudur. Kuran dışında bir yol ve yöntem arayanlar milyonlarca milyarlarca yıl geçse de aradıklarını hiçbir zaman bulamayacaklardır. Çünkü bizi yaratan Rabbimiz bizim ruhumuzu en iyi bilendir. Allah'ın indirdiği nura uyanlar, Kuran’ı kendilerine yol gösterici olarak kabul edenler, Allah'ın izniyle  dünyada ve ahirette daima kolaylıklarla karşılaşır, huzurlu bir yaşam sürerler.

 

 

 

MAKALEYE YORUM YAZIN



FACEBOOK YORUM


ANKETİMİZE KATILIN

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

27.3%

59.1%

13.6%

0%

0%


Tüm Anketler
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU